Misakı Milli Nedir ? Kısaca Misakı Millinin Önemi

Misak-ı Milli günümüz Türkçesi ile Milli yemin Milli ant anlamındadır. Kısaca Türk siyasetinin altı maddelik bir bildirisidir. Misak-ı Milli Neden Ortaya Çıkmıştır sorusunun çok basit bir yanıtı vardır bir milletin yeniden ayağa kalkması gereğinden ötürü toplumsal bir adım atmak ve birliktelik sağlamaktır.

 

 Misak-ı Milli’nin Maddeleri Nelerdir?

  1. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının güvenlikleri sağlanmak koşulu ile boğazların dünya ticaretine Türk Milleti ile beraber dünya devletlerinin verecekleri kararlar geçerlidir.
  2. Kars, Artvin, Ardahan, Batum ve Batı Trakya’nın hukuki durumlarını belirlemek için halk oylaması yapılacaktır.

3.Ülkemizde yaşayan Hristiyan azınlıklara Müslüman topluluğuna verilen haklardan fazlası tanınmayacaktır.

  1. Arap topraklarının durumu için kararı burada yaşayan bölge halkı tarafından verilecektir.
  2. Milli ekonomimizin gelişmesini engelleyen kapitülasyonlar kaldırılacaktır.
  3. Mondros Ateşkes antlaşmasının imzalandığı sırada (30 Ekim 1918) Türk askerlerinin korudukları sınırlar içerisinde ülke bir bütündür bölünemez.

 Misak-ı Milli’nin Önemi

* Misak-ı Milli, Milli Mücadelenin temelinin oluşturur.

* Misak-ı Milli Mondros Ateşkes Antlaşması’nda imzalanan sınırları içerir. Yani vatanın sınırları bu şekilde çizilmiş olacaktır.

* Sivas ve Erzurum Kongrelerinde alınan kararlar Osmanlı Mebusan Meclisinde kabul edilmiştir.

* Kapitülasyonlar sayesinde ülkede yaşayan azınlıklara ayrıcalık tanınmasına Boğazların sınırlanmasıyla tepki gösterilmiştir.

* Mısak-ı Milli Türk milletinin kabul edebileceği barış şartlarını göstermektedir. İleride yabancı devletlerle yapılacak olan herhangi bir antlaşma da Misak-ı Milli şart koşulacaktır.

* Tam bağımsızlık ilkesi benimsenmiştir.

* Ümmetçilik anlayışının yerini ulusçuluk almıştır.

* Milliyetçilik anlayışının yerleştiği görülmüştür.

 Misak-ı Milli Sonuçları

* Meclis çalışmalarına ve seçimlere müdahalede bulunamayan itilaf devletleri oldukça öfkelenmiştir.

* Meclis dağıtılmış üyelerinden bazıları tutuklanarak sürgün edilmiştir.

* İstanbul işgal altına alınır. Böylece Osmanlı Devleti bir kez daha fiilen sona ermiş olur.

*Bazı milletvekilleri Anadolu’ya kaçarak Milli Mücadelenin güçlenmesine destek olmuştur.

* İstanbul hükümetine baskı kurulmuş ve Ali Rıza Paşa istifa etmiştir. Yerine Salih Paşa hükümeti kurulmuştur.

* İstanbul’un işgal edilmesini kınayan ve yapılan baskılara rağmen Milli Mücadeleye karşı olduğunu bildirmeyen Salih Paşa istifa eder ve Damat Ferit Paşa yeniden hükümeti kurar.

* Temsili heyeti ile İstanbul hükümeti arasında başlayan yakınlaşma yerini gerginliğe bırakmıştır.

* Ulusal mücadeleye karşı fetva yayınlandı.

* Fiilen sona eren Osmanlı devleti’nin bu durumunu Lozan’da tüm dünya devletleri kabul etti.

* Mustafa Kemal Paşa İstanbul’un işgalinin ardından bütün komutanlara telgraf yolladı ve halkın Hristiyanlara karşı tepkili olmasının önüne geçmeye çalıştı. İşgali İstanbul’daki elçilikler protesto etti. İşgalci güçlerin yayınladıkları bildirileri telgrafhanelerden geri çevrilmesini sağladı.

Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış ... bir yorum bırakın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sidebar



error: Content is protected !!