Şeyh Sait İsyanının Nedenleri, Önemi ve Sonuçları

1924 yılında yaşanan Nasturi isyanı sonrasında 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Musul üzerine hareket edeceği süreçte yaşanan Şeyh Sait isyanı, dönemin şartları itibariyle hem siyasi hem de askeri anlamda önemli bir problem yaratmış, Musul’un kaybedilmesi yanı sıra ilerleyen yıllarda da anılmaya devam eden bir problem olarak görülmüştür. Nitekim bugün dahi Şeyh Sait isyanı ve etkilerini yaşamaya devam etmekteyiz.

Şeyh Sait İsyanı ya da o dönem isimlendirildiği şekli ile Genç Hadisesi, 1925 yılının Şubat – Nisan ayları arasında yaşanmış olup, Güneydoğu Anadolu bölgesinde merkezi yönetime karşı başlamış geniş çaplı bir ayaklanmadır. Zaza ve Kürt aşiretlerinden alınan destek ile ayaklanan Şeyh Sait, hilafet taraftarı olması yanı sıra gerek Cumhuriyet gerekse de Cumhuriyet ile gelen yenilik ve değişimleri reddetmiştir.

Elazığ, Bingöl ve Diyarbakır çevresinde etkili olan, toplamda 15 bine yakın isyancının yer aldığı bu harekette, Türk ordusunun İngiliz kayıtlarına göre 50 bin asker ile karşı koyduğu söylenmektedir. Kesin bir Türk zaferi ile sonuçlanmasına karşın yaklaşık üç aylık süreçte ekonomik ve siyasal anlamda bazı etkiler yaratmıştır.

Şeyh Sait Ayaklanmasının Nedenleri

seyh-sait-isyaninin-nedenleri

Şeyh Sait isyanı, kimi kaynaklarda İngiliz kışkırtması ile ortaya çıktığı söylenen kimi kaynaklarda ise tamamen hilafet yanlısı ve yeniliklere karşı olan bir zümre tarafından çıkarıldığı düşünülen ayaklanmadır. Şeyh Sait isyanını önemli nedenlerine baktığımızda;

  • Cumhuriyet ile başlayan yenilik sürecinin bu zümre tarafından istenmemesi,
  • Toprak ağalarının Cumhuriyet ve getirmiş olduğu rejimi kendi çıkarları karşısında görmesi,
  • Musul’un Türkiye egemenliğine girmesini istemeyen İngilizlerin, tampon bölge oluşturacak olan Kürt Devletinin kurulmasını istemesi,
  • Doğu Anadolu’nun Cumhuriyet öncesinde yeteri kadar önemsenmemesi etkili olmuştur.

Şeyh Sait Ayaklanması Önemi ve Sonuçları

Nedenlerionemisonuclari.com

1925 yılında Diyarbakır’da başlayan isyan, kısa sürede Erzurum, Elazığ, Muş ve Bitlis’te gibi bölgelere etki etmiş, Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etmiştir. Bu dönemde istiklal mahkemeleri yeniden kurulurken Takrir-i Sükun yasası çıkarılmış, ilk çok partili hayata geçiş denemeleri başarısız olmuş, Musul hadisesi ise İngiltere’nin arzuladığı şekilde sonuçlanarak Türk Devleti’nin aleyhinde bir gelişme kaydetmiştir. Ayrıca bu süreçte devrimler hususunda daha dikkatli hareket edilmeye başlanmıştır.

Şeyh Said Ayaklanmasının sebepleri ve sonuçları Hakkında Bilgilere Sizlerde Yorum ve Bilgileriniz ile katkıda bulunmak ister misiniz. 

Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış ... bir yorum bırakın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sidebar



error: Content is protected !!