Tekke, Zaviye Ve Türbelerin Kapatılmasının Nedenleri

Osmanlı Türk Tarihinde Önemli Yeri Olan Tekke Zaviye ve Türbeleri Tanıyalım.

 

Tekke, Zaviye ve Türbeler Hakkında Bilgi

Tekke, zaviye ve Türbeler Osmanlı döneminde büyük önem taşımaktaydı. Zira Osmanlı zamanında bu kurumlar eğitimin temel yapı taşlarıydı. Buralar da gençlere eğitim verilirdi. Verilen eğitimler ise genel olarak din ağırlıklı olmakta idi.

 

Tekke, zaviye ve Türbelerin kapatılmasının genel nedenleri

Yukarıda da belirtiği üzere Osmanlı zamanında tekke, zaviye ve türbeler başlıca eğitim kurumları olmakta idi. Fakat zaman için de genel amacından tamamen sapmış ve kişisel çıkarlar üzerinden hareket etmeye başlamışlardır. Osmanlı devletinin son dönemlerinde yaşadığı bunalımdan bu kurumlar da etkilenmiş olmaktadır. Böylece tekke, zaviye ve türbeler bir eğitim kurumu olmaktan çıkmış ve dini sömürerek kişileri de sömüren kurumlar haline gelmiş olmaktadır. Hatta bununla da kalmayıp genel amaçlarının tamamen dışında olan siyaset ile de ilgilenmeye başlayan tekke, zaviye ve türbeler, kendi fikirlerini ve ilkelerini öğrencilerine diretmeye çalışmışlardır.

 

Halkın tüm iyi niyetini ve dini hassasiyetlerini kullanarak büyük çıkarlar elde etmişlerdir. Bu gibi durumlardan sonra ise, tekke ve zaviyeler laiklik önünde büyük bir engel olmuş ve bu yüzden kapatılması da farz olmuştu. Çünkü tekke ve zaviyeler kesinlik ile sınırlarını ve dur durak bilmeyerek halkı zehirlemeye başlamış idiler. Bu yüzden Türkiye büyük millet meclisi yani TBMM 30 Kasım 1925 te bir yasa çıkartmış tüm tekke ve zaviyeleri kapatmıştır. Ayrıca hoca, derviş, şeyh gibi ünvanları da kaldırmış olmaktadır. Çünkü bu sıfatları taşıyan kişiler halkın inançlarını kötüye kullanmakta ve çağdaşlaşmanın önüne geçmekteydi. Bu kişiler tüm inkılaplara ve yeniliklere karşı çıkarak, ilerleme kaydedilmesinin önünde ki en önemli engel olmaktaydı.

Tekke, Zaviye Ve Türbelerin Kapatılmasının Nedenleri Hakkında Bilgi

Bu kişiler falcılık, muskacılık gibi uygulamalar ile halkı düpe düz kandırmakta ve dolandırmakta idiler. Bu yüzden ayrıcalık belirten sıfatlar olan, dede, şeyh, mürit, hoca, dede gibi ünvanların yanı sıra fal, büyü, muska gibi uygulamalar da yasaklanmış olmaktadır. Böylece toplumda adeta bir sınıf oluşmasını sağlayan bu ünvanlar ve ayrıcalıkları ortadan kalkmıştır. Halkın tümü eşit sayılmış ve kast sisteminin önüne geçilmiştir. Böylece Türk milleti din ile kandırılmaktan kurutularak, daha laik bir ülke olmak için ilk adımı atmış olmaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış ... bir yorum bırakın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sidebar



error: Content is protected !!